Oya Baydar

Oya Baydar Biyografisi

Yazar, sosyolog Oya Baydar T24 internet gazetesinde yazarlık yapmaktadır.

Oya Baydar, 3 Temmuz 1940 tarihinde İstanbul, Kadıköy’de öğretmen Behice Hanım ile Albay Ahmet Cevat Baydar’ın tek çocuğu olarak doğmuştur. Babasının görevi nedeniyle çocukluğunun ilk dönemi Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçti. Eskişehir‘de başladığı ilköğretim hayatını İstanbul Sarıyer İlkokulu’nda 1949 yılında tamamladı. Ortaokul ve liseyi Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’nde okudu ve 1955 yılında mezun oldu. 15 yaşında lisedeyken babasını kaybetti ve annesiyle birlikte geçim sıkıntısı çektikleri için Fransızca dersleri vermeye başladı.

Lise öğrencisi iken Fransız yazar Françoise Sagan’dan etkilenerek ilk romanını yayımladı. Lise son sınıfta iken yazdığı “Allah Çocukları Unuttu” adlı gençlik romanını hem Hürriyet gazetesinde tefrika oldu hem de kitap olarak yayımlandı. Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu. Hürriyet gazetesinden aldığı telif ücretiyle Paris‘e gitti, orada sosyalist çevrelerle iletişime geçti. Paris‘te kurduğu iletişimin etkisiyle sosyoloji okumaya kadar verdi. 1960 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden 1964 yılında mezun oldu ve bu bölümde asistan olarak çalışmaya başladı.

Oya Baydar, Üniversitede Sosyoloji Bölümü’nde asistan iken 1968 yılının aralık ayında “Türkiye’de İşçi Sınıfı’nın Doğuşu ve Yapısı” konulu doktora tezinin Üniversite Profesörler Kurulu tarafından iki kez reddedilmesi üzerine, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, olayı protesto için İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nü işgal ettiler. Bu olay ilk üniversite işgali eylemi oldu. İstanbul Üniversitesinden ayrılan Oya Baydar, daha sonra Ankara’da Hacettepe Üniversitesi‘nde1969 yılına kadar asistanlık yaptı.

Oya Baydar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nü işgal etmesiyle yaşanan Türkiye’deki ilk rektörlük işgalini şöyle anlatıyor:

tirnak-sol.gifspacer.giftirnak-sag.gif“68 Aralık sonlarına doğru bana tezin ikinci defa reddedildiği haberinin geldiği gün dersim vardı. Derse girdim… Kurulun tezimi reddettiğimi söyledim. Oyalanmadan doğru odama gittim… Beş dakika geçmiş geçmemişti, kapı vuruldu. Açtım ki kapıda boylu poslu, yakışıklı bir delikanlı. Herkes Deniz Gezmiş’i önceden tanıyorum sanır; hatta Deniz Gezmiş’le berabermişim gibi gülünç laflar bile çıkarılmıştı. Halbuki ben Deniz’i ilk kez orada gördüm… Onu ilk kez orada, benim odanın kapısında gördüm. ‘Tezinizi reddettikleri için rekrörlüğü işgale gidiyoruz!’ diye tebliğ etti. Hepsi o kadar, çekti gitti. Deniz Gezmiş’i bir daha görmedim. Farklı çizgilerdeydik, yollarımız ayrıydı. Ama 1970’te, 71 başlarında, benim Ankara’daki evi basıp Deniz Gezmiş’i ararlardı ara sıra. O dönemin bütün devrimcileri gibi yiğitti, devrime inanmıştı, çoğu gibi inancının ve yiğitliğinin bedelini hayatıyla ödedi…”

Oya Baydar, lise yıllarında yazdığı ilk romanlarından sonra yazmaya ara verdi, uzun zaman siyasetle uğraştı, olgunluk çağında yeniden edebiyata döndü.

1966 yılında Türkiye İşçi Partisi‘ne (TİP) üye oldu. Bir süre, ABD’de Columbia Üniversitesi’nde, sosyal bilimlerde istatistik yöntemleri konusunda çalıştı. 1969-1970 arası Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde asistanlık yaptı. 1964-1971 arasında yayımladığı bilimsel yayınlarında Oya Sencer adını kullandı.

Sosyalist Parti İçin Teori ve Pratik (1970-1971) dergisinin kurucuları arasında yer aldı.

Oya Baydar, 1971 yılında 12 Mart Muhtırası sırasında, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyesi olarak, sosyalist kimliği nedeniyle tutuklandı, bir süre askeri cezaevinde yattı ve üniversiteden ayrıldı.

1972-1974 yılları arasında Yeni Ortam, 1976-1979 yılları arasında Politika gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. 1974 yılında eşi Aydın Engin ve Yusuf Ziya Bahadınlı ile birlikte İlke dergisini kurdu. Sosyalist yazar, araştırmacı ve eylem kadını olarak tanındı.

Oya Baydar’ın yazılarıyla ilgili olarak hakkında Ceza Kanunu’nun 312, 142 ve 159. maddelerinden otuz civarında dava açıldı.

1980 yılında 12 Eylül Darbesi sırasında yurt dışına çıktı ve 12 yıl boyunca Almanya, Frankfurt’ta sürgünde kaldı. Almanya‘daki Türklere sosyal danışmanlık hizmeti verdi. Bu yıllarda Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, Sovyetler Birliği’nde, Moskova’da bulundu. Berlin Duvarı’nın ve sosyalist sistemin çöküşünü içinde yaşayarak izledi. Bu süreci 1991 yılında yayımladığı “Elveda Alyoşa” adlı öykü kitabında anlattı. Bu kitabıyla 1991’de Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı.

1992 yılında Türkiye’ye döndü. Tarih Vakfı ve Kültür Bakanlığı’nın ortak yayınları olan İstanbul Ansiklopedisi’nde redaktör ve Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi’nde genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ardı ardına yayınladığı öykü ve romanları ile çok sayıda ödül kazandı.

1991’de yayımladığı “Elveda Alyoşa” adlı öykü kitabında sosyalist sürecin çöküş sürecine tanık olduğu Almanya‘daki izlenimlerini yazdı. 1992 yılında yazdığı “Kedi Mektupları” romanında 68 kuşağının iç hesaplaşmasını ve toplumdaki baskıcı tutumu sorguladı. 1998 yılında yazdığı “Hiçbiryer’e Dönüş” adlı romanında Berlin Duvarı‘nın yıkılışıyla o kuşağın yaşadığı hayal kırıklıklarını dile getirdi. 2000 yılında yazdığı “Sıcak Külleri Kaldı” kitabında ülkemizin son kırk yılının siyasal ve toplumsal durumunu anlattı.

Oya Baydar, 1998 ve 1999 yıllarında Tarih Vakfı’nın hazırladığı Bilanço 98 Dizisi kapsamında birçok kitabın editörlüğünü yürüttü. 75 Yılda Çarkları Döndürenler (1999) adlı yayında hem editörlük yaptı hem de iki yazısıyla yer aldı.

Oya Baydar, Muzaffer Sencer ile hazırladığı Türkiye’de Toprak Mülkiyeti Sorunu, 1966 yılında Muzaffer Sencer ve Nigan Beyazıt ile Vakıflı Köyü Monografisi adlı araştırmaları Milliyet gazetesince düzenlenen Karacan Armağanını kazandı.

Oya Baydar, ülkemizdeki toplumsal gelişmeleri irdeleyen 75 Yılda Çarklardan Chip’lere (1999), 1990’larda iç göçü anlatan 75 Yılda Köylerden Şehirlere (1999), Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte pek çok alanda meydana gelen değişimleri fotoğraflarla anlatan 75 Yılda Değişen Dünya Değişen İnsan: Cumhuriyet Modaları (1999) adlı kitapların editörlüğünü yaptı. Yazar, bu eserlerde edebî kimliğinden çok sosyolog ve aktivist kimliğiyle ön plana çıktı.

Oya Baydar, ilk eşi Muzaffer Sencer ile 1966 yılında evlendi. Daha sonra 1971 yılında boşandı.

Oya Baydar, 1974 yılında gazeteci yazar Aydın Engin ile evlendi. Bu evlilikten Ekim Engin (d. Ekim 1980) adında bir oğlu oldu.

Ödülleri :
1991 – Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı, Elveda Alyoşa ile
1992 – Yunus Nadi Abalıoğlu Roman Ödülü, Kedi Mektupları ile
2001 – Orhan Kemal Roman Armağanı, Sıcak Külleri Kaldı ile
2004 – Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü, Erguvan Kapısı ile
2011 – Akdeniz Kültür Ödülü, Hiçbir Yere Dönüş ile

Kitapları :
Roman:
1960 – Allah Çocukları Unuttu
1964 – Savaş Çağı Umut Çağı
1992 – Kedi Mektupları
1998 – Hiçbiryer’e Dönüş
2000 – Sıcak Külleri Kaldı
2004 – Erguvan Kapısı
2007 – Kayıp Söz
2009 – Çöplüğün Generali
2010 – Savaş Çağı Umut Çağı
2012 – O Muhteşem Hayatınız
2014 – Yetim Kalacak Küçük Şeyler
2018 – Yolun Sonundaki Ev
2019 – Köpekli Çocuklar Gecesi

Öykü :
1991 – Elveda Alyoşa
2007 – Madrit’te Ölmek – Mırınalı Madride

Günlük :
2021 – 80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri

Anlatı :
2011 – Bir Dönem İki Kadın: Birbirimizin Aynasında (Melek Ulagay ile)

Gezi:
2016 – Surönü Diyalogları

Diğer eserleri:
1998 – Cumhuriyetin Aile Albümleri
1999 – 75 Yılda Köylerden Şehirlere
1999 – 75 Yılda Çarklardan Chip’lere
1999 – 75 Yılda Çarkları Döndürenler
1999 – 75 Yılda Değişen Yaşam Değişen İnsan-Cumhuriyet Modaları
1996 – Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi
2011 – Bir Dönem İki Kadın