Walter Elias Disney

Amerikalı çizgi film ressamı ve çizgi roman yazarı Disney, yarattığı figürleri pazarlamakta ve deneysel filmlerini bu yolla finanse etmekte ustaydı. Disneyland ve Disney World adlı eğlence parklarını açmakla tatil endüstrisinin öncüleri arasına girdi.

Şikago’da dünyaya gelen Disney, orta halli bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Çok kısıtlı olan cep harçlığını artırmak için gazete dağıttı. 1916’dan sonra Kansas City Sanat Enstitüsü kurslarına devam etti. Birinci Dünya Savaşı sıralarında askere alınarak Fransa’da ambulans şoförlüğü yaptı.

Disney, memleketine dönünce reklam ressamı olarak iş buldu. Arkadaşı Ub Iwerks ile birlikte Kansas City’de bir reklâm ajansı için kısa çizgi filmler yaptı. 1920 sıralarında sinemalarda reklam amacıyla gösterilen, kısa çizgi filmlerden oluşan LaughO-Gram’ları icat ettiler. Başarıları umdukları gibi olmayınca, Disney ve Iwerks birlikte kurdukları şirketi 1922’de kapamak zorunda kaldılar. Bunun üzerine Hollywood’a giden Disney, burada bir yıl sonra erkek kardeşi Roy ile birlikte Disney Company’yi kurdu. Iwerks de sonradan bu şirkete ortak oldu.

Disney’in sinema pazarına girmesi 1923/45 sıralarında “Alice in Cartoonland” (Alice Çizgi Film Diyarında) adlı dizi fılmle gerçekleşti. Bu dizi tıpkı 1927’de üretilen “Oswald, the Rabbit’ (Tavşan Oswald) adlı çizgi film dizisi gibi, başarıya ulaşamadı.

Iwerks 1928’de Mickey Mouse adlı yeni bir figür yaratınca, başarı yolu kendilerine açıldı. Bu tiplemeyle iki sessiz film çektikten sonra, sesli filmin olanaklarına hayran kalan Disney üçüncü filmi sesli çevirmeye karar verdi. Bu girişimi yüksek maliyeti nedeniyle ,eleştiren kardeşi Roy, sözünü dinletlemedi.

1928’de sinemalarda gösterime giren “Steamboat Willie” (İstimbot Willie), dili, müziği ve çizgiye dökülmüş gag’ları birleştirmesiyle izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Disney, resimlerinin hareketlerini, müziğin ritmine uydurma amacını “Silly Symphonies” (Saçma Senfoniler) adlı dizi filminde mükemmel hale getirdi. Toplam olarak 70’i aşkın kısa film üretti. Disney’in 1932’de gerçekleştirdiği ilk renkli çizgi film Technicolor yöntemiyle çekildi.

Hedefine doğru ilerleyen Disney, Donald Duck, Dippy Dawg (sonraki Goofy) ve köpek Pluto ile figürlerini çoğalttı. 30’lu yılların başında kurduğu Disney Animation Studio adlı film stüdyosunda 1934’de 700 kişi çalışıyordu.

Aynı yıl içinde servetinin tümünü bir akşamı dolduracak renkli, seslilik uzun çizgi filme yatırmaya karar verdi. Filmin çekiminde Iwerks tarafından geliştirilmiş olan ve geleneksel kameralara göre çok daha ayrıntılı ve ince resimlerin çekilmesine olanak veren Multi-Plane Camera’nın kullanılması öngörülmüştü. Üç yıl süren hazırlık çalışmaları 1,5 milyon doları aşınca, şirketleri iflasın eşiğine geldi. “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” masalını konu alan bu filmi 1937’de sinemalarda gösterime girdiğinde 8 milyon dolardan fazla hasılat getirdi ve Disney’in, başta gelen çizgi film üreticisi olarak nam salmasını sağladı. 1940’da “Pinokyo” adlı filmiyle yeniden sinemada büyük bir başarıya imza atmış oldu.

Stüdyoları başarılı çizgi film üretimini sürdürdüğü halde, Disney giderek geleneksel filmlere ve belgesellere yoğunlaştı. Özellikle edebiyattan aldığı konularla aile filmleri yapmaya önem verdi. Üreticilik çalışmaları yanı sıra Disney 1954’ten sonra oynattığı “The Wonderful World of Colour” (Renklerin Harika Dünyası) adlı televizyon dizisinde kendisi de görünerek milyonlarca çocuk tarafından tanınmasını sağladı.

Ayrıca, çoktandır oyuncak fabrikatörleri ve reklamcılar tarafından aranan bir ürün haline gelmiş olan figürlerinin pazarlanmasına yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı. 1955 yılında Anaheim/Kaliforniya’da Disneyland ve ardından Orlando/Florida’da Disneyworld adlı eğlence parklarını açarak hayatının en büyük düşünü gerçekleştirdi. Çizgi film kahramanlarının yakından görüldüğü bu eğlence parkları değişik gösteriler sunarak aileleri kendine çekti.

Disney 1960’lardan sonra çektiği filmlerde sinema oyuncularını çizgi film seansları içinde göstererek oynattı. Çizgi film öncüsü Disney’in en büyük başarılarından biri olan “Mary Poppins” (1964) bunların en parlak örneklerinden birini oluşturmaktadır. Disney 1966 yılında Burbank’ta öldüğünde filmleri için toplam 29 tane Oscar’a sahip olmuştu.